Didim’de Zeytincilik

Didim’de Zeytinin İzinde: Hatice Gençay’dan Zeytinseli’ne Ziyaret


Didim denildiğinde çoğu kişinin aklına önce deniz, güneş ve Apollon Tapınağı geliyor. Oysa biraz kıyıdan uzaklaşıp Didim’in köylerine doğru ilerlediğinizde bölgenin çok daha eski ve köklü başka bir yüzüyle karşılaşırsınız: zeytinlikler.

Zeytin, Didim için yalnızca tarımsal bir ürün değil; bölgenin kırsal yaşamının, üretim kültürünün ve gastronomik kimliğinin önemli bir parçası.

Geçtiğimiz günlerde Didim Belediye Başkanı Sayın Hatice Gençay’ı Zeytinseli’nde ağırlamamız da bu ortak değer etrafında gerçekleşen güzel bir buluşma oldu. Ziyaret sırasında bölgemizdeki zeytin ve zeytinyağı üretimi, üreticilerin çalışmaları ve Didim’in zeytincilik potansiyeli üzerine sohbet etme fırsatı bulduk.

Başkan Hatice Gençay’ın ziyareti, aynı zamanda Didim Belediyesi’nin son dönemde zeytincilik ve yerel üretim konusunda yürüttüğü çalışmalar üzerine yeniden düşünmek için de güzel bir vesile oldu.

Didim’in zeytin kültürünü yaşatmak

Bir bölgenin zeytincilikte güçlü olması yalnızca sahip olduğu ağaç sayısıyla ölçülemez.

Toprağın korunması, üreticinin üretmeye devam edebilmesi, yerel ürünlerin tüketiciyle buluşması ve zeytin kültürünün yeni nesillere aktarılması bu bütünün parçalarıdır.

Didim Belediyesi’nin Başkan Hatice Gençay döneminde zeytin ve yerel üretim odağında gerçekleştirdiği çalışmalar da farklı noktalarda bu zincire dokunuyor.

Bunların en güncel örneklerinden biri Zeytin Pazarı.

Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay’ın Akköy’de zeytin üreticileriyle bir araya gelerek üreticilerin görüş ve taleplerini dinlemesinin ardından hayata geçirilen Zeytin Pazarı, üreticilerin zeytin ve zeytin ürünlerini doğrudan tüketiciyle buluşturabilecekleri yeni bir alan oluşturdu.

Aslında bu model zeytinciliğin en eski alışkanlıklarından birini yeniden hatırlatıyor: ürünü yetiştiren insanla o ürünü tüketen insanın birbirini tanımasını.

Tüketici açısından zeytinin hangi köyden geldiğini, nasıl üretildiğini ve o yıl hasadın nasıl geçtiğini üreticisinden öğrenebilmek önemli. Üretici açısından ise ürününü doğrudan anlatabilmek ve pazara ulaştırabilmek aynı derecede değerli.

Zeytin ağacını yalnızca tarım arazisinde değil, yaşamın içinde korumak

Didim Belediyesi’nin zeytinle ilişkili dikkat çekici projelerinden biri de Zeytin Park.

Başkan Hatice Gençay’ın seçim vaatleri arasında yer alan projede mevcut doğal zeytinlik korunarak alanın sosyal yaşamın bir parçasına dönüştürülmesi hedefleniyor.

Bu yaklaşımı özellikle değerli buluyoruz.

Çünkü zeytin ağacının yalnızca ekonomik ürün veren bir tarım bitkisi olarak görülmemesi gerekiyor. Didim gibi zeytin kültürünün güçlü olduğu bölgelerde bu ağaçlar aynı zamanda coğrafyanın hafızasının bir parçası.

Bir çocuk zeytini yalnızca sofradaki bir ürün, zeytinyağını ise market rafındaki bir şişe olarak tanımamalı. Ağacı görmeli, meyvesini tanımalı ve bir damla zeytinyağının arkasındaki emeği anlayabilmeli.

Didim Belediyesi’nin Akköy’de yürüttüğü tarımsal üretim faaliyetleri ve çocukları toprakla buluşturmayı amaçlayan çalışmalarını da bu nedenle önemli buluyoruz.

Didim’de zeytin yalnızca üretilmiyor, anlatılıyor da

Bir tarımsal ürünün gerçek anlamda bölgesel bir değere dönüşebilmesi için onun hikâyesinin de anlatılması gerekiyor.

Didim’de yıllardır düzenlenen Uluslararası Didim Zeytin Festivali bunun en güzel örneklerinden biri.

Zeytinyağı tadım eğitimleri, gastronomi etkinlikleri, paneller, hasat etkinlikleri ve üretim süreçlerini tanıtan çalışmalar; üreticiyle tüketiciyi zeytin etrafında bir araya getiriyor.

Didim Belediyesi’nin de paydaşları arasında bulunduğu festival sayesinde zeytin yalnızca bahçede yetiştirilen bir ürün olmaktan çıkarak Didim’in gastronomi ve turizm kimliğinin de parçası haline geliyor.

Özellikle zeytinyağı konusunda bu buluşmaları önemsiyoruz.

Çünkü tüketici zeytinyağını tanımaya başladıkça yalnızca fiyatına bakmıyor. Zeytinin çeşidini, hasat dönemini, üretim yöntemini, aromasını ve yağın arkasındaki emeği de merak etmeye başlıyor.

Zeytinyağı kültürü tam olarak burada gelişmeye başlıyor.

Hatice Gençay’ı Zeytinseli’nde ağırlamak

Didim Belediye Başkanı Sayın Hatice Gençay’ın Zeytinseli ziyareti de bizim için bu nedenle yalnızca kurumsal bir ziyaret değildi.

Aynı coğrafyada zeytin için çalışan farklı tarafların bir araya gelmesi ve bölgedeki üretim üzerine konuşabilmesi bizim için değerliydi.

Ziyaret sırasında Zeytinseli’nin üretim faaliyetlerinden, zeytinlerimizin üretim yolculuğundan ve bölgemizde zeytinciliğin geleceğinden söz etme fırsatı bulduk.

Zeytinseli olarak zeytinciliğin en güçlü tarafının toprakla kurulan uzun soluklu ilişki olduğuna inanıyoruz.

Bir zeytin ağacının yetişmesi zaman ister. İyi bir hasat emek ister. Nitelikli bir zeytinyağı ise ağacın bakımından hasada, sıkımdan saklama koşullarına kadar her aşamada özen ister.

Bu nedenle Başkan Hatice Gençay ve Didim Belediyesi’nin üreticilerle kurduğu iletişimi, Zeytin Pazarı gibi üreticiyi tüketiciyle buluşturan uygulamaları, Zeytin Park gibi zeytin ağacını kent yaşamının içerisinde korumayı amaçlayan projeleri ve zeytin kültürünün tanıtılmasına yönelik çalışmaları bölgemizin zeytincilik geleceği açısından anlamlı buluyoruz.

Aynı toprak, ortak bir miras

Didim’in zeytin hikâyesinin belki de en güzel tarafı, zeytinin burada hâlâ gündelik hayatın içinde olması.

Hasat zamanı bahçelerde başlayan hareketlilik, kasalarla taşınan zeytinler, sıkımhanelerde yeni sezonun ilk yağının çıkması ve sofraya gelen yılın ilk zeytinyağı…

Bütün bunlar Didim’in tarımsal hafızasını oluşturuyor.

Bu hafızanın korunması ise yalnızca üreticilerin sorumluluğu değil. Yerel yönetimlerden üreticilere, tüketicilerden gastronomi dünyasına kadar herkes bu kültürün geleceğinde bir yere sahip.

Zeytinseli olarak biz de Didim ve Aydın’ın zeytincilik mirasını koruyarak, toprağın bize sunduğu değeri nitelikli ürünlere dönüştürmeye ve zeytinin hikâyesini üretimden sofraya taşımaya devam ediyoruz.

Zeytinseli’ni ziyaret ederek üretimimize ve çalışmalarımıza gösterdikleri ilgi için Didim Belediye Başkanı Sayın Hatice Gençay’a ve Didim Belediyesi’ne teşekkür ediyoruz.

Çünkü zeytin söz konusu olduğunda hepimizin hikâyesi aynı yerde başlıyor:

Toprakta.

« Anasayfa